A (1109) | B (526) | C (325) | D (412) | E (570) | F (239) | G (276) | H (942) | İ (452) | J (19) | K (836) | L (164) | M (1270) | N (489) | O (285) | P (298) | R (350) | Ş (868) | T (498) | Ü (161) | V (200) | Y (198) | Z (205)
Başlıksıralama simgesi Yazı
Müzzemmil Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yetmiş üçüncü sûresi.
Müzzemmil sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Yirmi âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen el-Müzzemmil kelimesinden dolayı Sûret-ül-M...

Muztar

Sıkışık, zor durumda olan, çâresiz.
Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:

Müzill (El-Müzill)

Bâzı kullarını aşağı ve zelîl eden mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden).
El-Müzill ism-i şerîfini yetmiş beş kere söyliyen ve sonra duâ eden kimse, hased edenin hasedinden ve zâlimin...

Müzikle ilgili çeşitli sorular

Sual: Ben müzik dinlediğim zaman sıkıntılarımdan kurtuluyorum. Bu durumda müzik dinlemek haram olmaktan çıkmaz mı?
CEVAP

Müzik ve teganni
Müzik ve Hitler’in hayalleri

Aşağıdaki yazı Meşhur Kazak yazarı Muhtar Şahanov’un, Medeniyetin Yanılgısı adlı eserinden alınmıştır:

Günümüzde artık utanç duygusu azaldı. Kalemde mürekkep olduğu gibi, insanda da, ruh zenginliği, hayâ ve namus...

Müziği dine sokmak

Hızlı ve sinsi bir şekilde dinin içine müzik sokulmaya çalışılıyor. Çünkü dini bozmanın en kolay yollarından biri budur. Hıristiyanlığı aslından uzaklaştıran önemli unsurlardan biri de Kiliselere müziğin sokulmasıdır. İ...

Müzeyyen

Süslü, süslenmiş, bezenmiş, donanmış.

Müzehher

Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklenmiş.

Müzdelife

Mekke-i mükerremede Minâ ile Arafât arasında bulunan, Âdem aleyhisselâmla hazret-i Havvâ'nın yeryüzünde ilk buluştukları yer.
Hac esnâsında Arafât'tan dönüşte Müzdelife'de bir müddet durmak vâcibdir. (İbn-i Nüceym...

Müzdad

Artmış, çoğalmış, uzun.

Müzârea Şirketi

Zirâat ortaklığı. Harman yapılan ürünleri yetiştirmek için, tarla yâni toprak birinden, çalışma, işçilik diğerinden olmak ve mahsûlü sözleşilen nisbette (miktârda) aralarında paylaşmak üzere, kurulan şirket.
Müzâreaya...

Muzaffer

Zafer, kazanmış, kahraman.

Müyesser

Kolayca yapılan nasip olan.

Müvekkil

Vekil eden, bir kimseyi kendi yerine geçiren. (Bkz. Vekîl)
Vekil, müvekkilden ayrıca izin almadıkça veya, "istediğini yap" diyerek umûmî vekîl edilmedikçe, başkasını kendine vekîl yapamaz. Yalnız, zekât vermek için olan...

Müvekkel

Birinin yerine vekil tâyin edilmiş kimse.

Müveddet

Sevgi, dostluk, muhabbet.

Muvattâ

İmâm-ı Mâlik bin Enes hazretlerinin, derlediği (topladığı) hadîs kitâbı.
Kütüb-i sitte denilen, doğru oldukları, bütün İslâm âlimleri tarafından tasdîk edilmiş olan altı hadîs kitâbından biri de Muvattâ'dır. Bu kitâb...

Müvâsât

Tanıdıklarını ve arkadaşlarını, kendisinde bulunan nîmetlere ortak etmek, onlarla iyi geçinmek.

Müvâlât

1. Abdest alırken her uzvu ara vermeden birbiri ardınca yıkamak.
Müvâlât, Hanefî mezhebinde sünnet, Mâlikî mezhebinde farzdır. (A. Şa'rânî)
2. Dostluk, karşılıklı sevgi. (Bkz. Velî) Tebrik ile terdif ederim arz-ı hulûsu, Kalbimdeki...

Müvakkit

Eskiden İslâm devletlerinde namaz vakitlerini ve bunlarla ilgili âletleri kullanan, tâmirini ve ayarını yapan vazîfeli kimse.

Muvakkat Nikâh

Geçici nikâh. Bir adamın, yüz sene de olsa, belli bir zaman sonra hanımını boşamağı söyleyerek, bütün şartlarına uygun yapılan ve harâm olan nikâh. (Bkz. Müt'a Nikâhı)

Hacca götürecek erkeği olmayan bir kadının, hacca gidebilmek i...

Muvakkat

Geçici belli bir vakte bağlı.

Muvahhide

Allahın birliğine inanan.

Muvahhid

Allahın birliğine inanan.